İnsanları hazetmeyen,tiyatro delisi,edebiyata ve şiire düşkün,kitaplarla yaşayan,kedilerden hoşlanan,böceklere ilgisi olan,nostaljiyi seven ama modernizmi savunan,az gelişmiş çok bilmiş bir tosbağnın kafasının içine hoşgeldiniz
22 Ekim 2014 Çarşamba
Kaybetme korkusu
Bugün düşündüm biraz(her zaman ki gibi). Kocaman bir korkağım ben korkuyorum kaybetmekten. Sevilmediğimi çok sevdiğim birinden duymaktan korkuyorum. Çünkü bir kitapta okuduktan sonra dilime takılan şu " en yakınım,yakınım bile değil,en sevdiğim de beni sevmiyor " sözü korkutuyor beni. Gerçekler eğer ki bunlarsa duymak istemiyorum bunları. Boş konserve kutusu gerçekleri öğrenip mutsuz olmaktan bıktı artık. Biraz yalan söyleyin, söyleyinde yalandanda olsa birazcık mutlu olsun bu yaratıkta, hayatı sevebilmek onunda hakkı. Neyse kaybetme konusuna gelirsek eğer, evet sevdiğim bir insanın hayatımdan çıkmasından çok korkuyorum, üstelik bu onu sevdiğim için olucaksa.
Bir dostla muhabbet ettim ettim bugün. Uzun zamandır yapmadığım bişeyi yaptım. İçimi açtım bir insana. Bana fizik ve matematik teorilerinden bahsetmeye başladı gene kendimi düzgün ifade edemediğimi düşündüm, sonra "sonuçta olasılık diye bir şey yoktur" şeklinde bir cümle çıktı ağzından, işte o zaman anladım olayı. Ama o benim özgüven eksikliğim olmadığını, ben eğerki o kadar çok insanın karşısında rahatça konuşabiliyorsam bir insanın karşısında da konuşabilirmişim. İşte hiç inanmadım buna. Çünkü topluluğa konuşurken hiçbir zaman oradaki insanların gözlerine bakmam ama günlük hayatta -kendimi kelimelerle ifade etmekte zorlandığımdan olsa gerek- çok fazla göz teması kuruyorum insanlarla. Hele birde sevdiğim insanın gözleriyse...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder