18 Ekim 2014 Cumartesi

Beni Paris'e atsana galip abi :)

Galip abi benim servis şöförüm. Ona her gün okul çıkışında beni parise götürmesini söylüyorum,o da beni ciddiye alıyo ve bayağı bir konuşuyoruz pasaport işlemlerini nasıl hallediceğimizi, güzergahın nasıl olucağını falan ayarladık :)

Neden Paris e gitmek istediğime gelince, tam bir paris hayranıyım ben çünkü sanatın ve edebiyatın hemen her dalıyla ilgileniyorum bunun en başında tiyatro geliyor 5 yıldır falan profesyonel ekiplelrle tiyatro yapıyorum ve oyunculuğum oldukça beğeniliyor. (Pek te bir mütevaziyim :D)


Paris hayranlığımı resim yeteneğimle buluşturduğum bi kağıt parçası :)

Resim yapmayı pek sevmezdim aslında eskiden, resimlerimi hep annem yapardı ama liseye gelince iş değişti, resim öğretmenim beni kuru boyayla resim yapmaya yöneltti. E pariste sonuçta picasso müzesine ev sahipliği yapan bir şehir.

Ayrıca en büyük hayallerim arasındada seine nehri kenarındaki bir cafe de kahvemi yudumlarken kitap okumak ve arada bir kafamı kaldırıp etrafı izlemek. Bu düşünceyle kafamın içindeki dünyayı şekillendirdim.

Aynı zamanda böyle duygusal ve aşk dolu bir insanında pariste yaşamak istemesi oldukça doğal birşey bence


Yaşarım birgün belki
 Bu dar sokaklı paris'te
Bir artı bir dairemde
tekir kedilerimle.

Paris te gece yarısı filmini izlediğimden beri içimde yer eden 1960 larda paris te olma düşüncesi sürekli gözümün önüne geliyor. Hep geceleri bir cafede Hemingway ve picassoyla oturup muhabbet ettiğim hayalini kuruyorum.

Bilmiyorum ama belki fransızların soğukluğuda beni cezbediyor olabilir çünkü zaten insanlarla konuşmayı sevdiğim ve sıcak birisi olduğumda söylenemez.

Ahhhh hayaller işte insanı ayakta tutan şeyler değilmidirler.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder